| Vergi |
|
|
| Cuma, 02 Mayıs 2008 | ||
Tanımdan da anlaşılacağı üzere, verginin niteliğinden ayrılamayan aynı zamanda, onu devletin diğer gelir türlerinden ayıran iki unsur vardır. Bunlardan birincisi verginin cebri (zorunlu) bir ödeme olması, diğeri karşılıksız bulunmasıdır. Vergi siyasi cebir altında tahsil edilmekte, yani kanunla konulmakta ve kanuna uyulması müeyyidelere (yaptırımlara) bağlanmış bulunmaktadır. Gerçekten devlet, bu kanunlara dayanarak vergi yükümlülüğünü tek taraflı olarak koymaktadır. Ekonomik birimin mükellef olarak vergileme faaliyetine katılması, devlete yardım, devletin işini kolaylaştırma anlamındadır; yoksa vergileme faaliyetinde "yetki paylaşma" anlamında değildir. Zaten bu faaliyete katılmanın şeklini de maliyetini de kanun düzenlemiş ve onu mükellef için yapılması zorunlu bir görev şekline sokmuştur. Verginin siyasi cebir altında alınması, mükellef bakımından ödenmesinin hukuken zorunlu olması nedeniyle, ödenmemesi halinde devlet zorla tahsil ya da cezalandırma yoluna gidebilir. Bu yüzden mükellefler vergiyi kendiliklerinden ödemekle zor yoluyla tahsilden ve ceza kovuşturmasından kendilerini korumuş olurlar. Vergi araçlarıDevlet, vergi adı altında çok çeşitli araçlar kullanmakta, daha doğrusu bireylerin ödeme gücünden, türlü firsatlardan yararlanarak pay almaktadır. Bireylerin gelir elde etmesi, kurumların kazanç sağlanması, gelirlerin harcanması, istihsal ve satış nedenleriyle ya da miras ve hibe yoluyla malların el değiştirmesi, bir servete sahip olma, sahip olunan servetin değerinde artış görülmesi vb. olaylar, devletin vergi koymasının belli başlı firsat ve nedenlerini oluşturmaktadır. Vergi gruplarıÇağımızda uygulanan vergileri, bunların konulmasına neden olan olayın niteliğine göre üç büyük grupta toplayabiliriz :
Dolaylı ve Dolaysız VergilerVergileri, değişik amaçlarla başka türlü gruplandırmak da mümkündür. Bunlar arasında özellikle verginin "dolaysız" ve "dolaylı" olarak iki büyük sınıfa ayrılması yaygındır. Bu ayırım iktisadi gücü temsil eden gelir ve serveti yakalamada "mutavassıt" bir olaya dayanılıp dayanılmamasına göre yapılmaktadır. Gelir ve/veya servetin doğrudan doğruya vergilendirilmesinde dolaysız, bir olayın (örneğin harcamanın) bu gücün belirtisi sayarak vergilendirilmesi dolaylı sayılmaktadır. Verginin Tarh ve TahakkukuVerginin önceden belirlenmiş oranlarda hesaplanmasına tarh denir.Tarh Türleri :
|
||