Sosyal güvenlik reformu yürürlüğe girdi girmesine ancak kafalar da karıştı. Özellikle kamu kesiminde ciddi bilgi eksikliği mevcut. Reform öncesinde kamu kurumları, sözleşmeli çalışanlarını (4/b ve 4/c'li) SSK'ya bildirirken, memurların keseneklerini de Emekli Sandığı'na gönderiyorlardı. Ancak reform sonrasında işçi-memur ayırımı kalmadı ve tüm kamu çalışanlarının doğrudan SGK'ya bildirilmeleri gerekiyor.
Çalışma hayatında bazı işler, tam gün çalışma yerine parttime (kısmi süreli) çalışmaya daha uygun düşüyor.Süpermarketler, pazarlama şirketleri ve benzeri sektörler sık sık kısmi süreli istihdama başvuruyorlar. Bu uygulama çalışanın da işine gelebiliyor.
Sosyal Güvenlik Reformu ile 1 Ekim'den itibaren SSK ve Bağ-Kur'lular, hastaneye her müracaatlarında katılım payı ödemeye başladı. Ancak devlet memurları, katkı payından muaf tutuldu. Kamu çalışanları sağlık hizmeti için katkı payı ödemiyor.
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa’sının yürürlüğe girdiği 1 Ekim’den sonra kamu görevlisi olarak göreve başlayanların prime esas kazanç matrahına makam, temsil ve görev tazminatları, döner sermaye katkı payları ve ek ödemelerin dahil edilmesi nedeniyle bu kişiler daha fazla sosyal güvenlik primi ödeyecek.
1 Ekim 2008'de yürürlüğe giren yeni SGK yasasıyla birlikte çalışma hayatında sağlık yardımlarından emekliliğe, borçlanma sürelerinden, maaş hesaplarına kadar her şey değişiyor.
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun, Ekim ayında yürürlüğe girecek maddelerinin uygulanmasına ilişkin tebliğler, Resmi Gazete’de yayımlandı.
Prim affı kapsamında kredi kullanarak emekli olan 6 bin kişiye Bağ-Kur'dan kötü haber geldi. Bu kişileri önce emekli eden kurum, daha sonra adlarına borç çıkardı. Yeni borcu ödemeyenlerin emekliliği iptal edilecek.